
Asbest Hangi Hastalıklara Sebep Olur?
Asbest kullanımı her ne kadar ülkemizde 1990 ‘lı yıllarda azalmaya başlasa da günümüzde hala binlerce yapıda asbest bulunuyor. Güncel veriler incelendiğinde kırsal alanda yaşayan ve asbest ile temas ettiği öngörülen 1.000.000
civarında kişi olduğu düşünülmekte. Bununla birlikte yaklaşık 90.000 kişinin de asbeste temasa devam ettiği öngörülmektedir. Asbest raporu düzenlenerek asbest sökümü ile ortadan kaldırılması gerekilen bu tip asbest vakaları malesef asbest ile temasa geçen kişilerin solunum sistemlerinde farklı patolojilere ve/veya kanser türlerine (akciğer kanseri, mezotelyoma) sebep olmaktadır. Bu yazımızda asbetin kanser türleri üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz.
Asbestin Sebep Olduğu Hastalıklar
Dünya Sağlık Örgütü 20.yy’ın ilk çeyreğinden itibaren asbest mineralini kanserojen madde olarak değerlendirmeye başladı. Tabiatta doğal olarak bulunan bir mineral olan asbest ısıya, aşınmaya, sürtünmelere karşı çok dayanıklı bir ürün olduğu için inşaat, madencilik ve endüstri alanlarında sıkça kullanılan bir üründü. Ancak asbestin insan sağlığı üzerindeki tehlikeli etkilerinin ortaya çıkması ile birlikte asbest kullanımı yasaklandı.
Asbestin yasaklanmış ve günümüzde kullanılmıyor olması malesef geçmişte kullanılmış asbestli yapıların varlığını sürdürmesine engel değil. 2010 yılında asbest yasaklanmış olsa da o tarihe kadar üretilen ve kullanılan asbest halen hayatımızın her anında yer alıyor. Doğada serbest olarak bulunan ve henüz ortadan kaldırılmamış olan bu asbest minerali ona temas eden, onu soluyan herkes için ciddi bir hastalık riski.
Yaşam bölgesine bağlı olarak bir insan günde ortalama 10.000 – 15.000 arası asbest lifi soluyabilir. Her insanın akciğerlerinde belirli miktarda asbest lifi bulunmaktadır ancak asbest lifinin uzun süreli ve çok yoğun miktarda solunması başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkların varlığına sebep olur. Asbest solunumu sonrası solunum sistemi üzerinde etkileri gözlenen bazı hastalıklar şu şekildedir:
- Kalsifiye veya kalsifiye olmayan plevral plak (akciğer zarı üzerinde kireçlenme yapmış veya yapmamış lokal zar kalınlaşmaları),
- Diffüz plevral fibrozis (akciğer zarında çepeçevre kalınlaşma),
- Benign asbest plörezisi (akciğer zarları arasında iyi huylu su toplanması),
- Asbestozis (akciğerlerde asbest toplanmasına bağlı sertleşme ve bozulma),
- Yuvarlak atelektazi (akciğerde küçük sönmüş alanlar),
- Mezotelyoma (akciğer zarı kanseri),
- Akciğer kanseri.
Özellikle kırsal alanda yaşayan ve asbest kullanımının yaygın olduğu alanlarda bu hastalıkların görülme sıklığı yüksektir.
